|
Haberiniz.com/Özel - ART’ de her hafta bizleri ilginç ve “Gündeme Dair” konularda uzman konuklarıyla aydınlatan usta gazeteci Nuriye Atabey’in bu haftaki konuğu Eski İçişleri Bakanlarından ve hâlihazırda Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan idi. Konunun anayasada yapılmak istenen değişiklik olmasına rağmen Sayın Tantan, Türkiye’nin önemli meselelerini dile getirdi. Anayasa değişikliğinin lüzumuna rağmen meclise sunulmuş olan paketin Türkiye Cumhuriyeti şartlarına uygun olmadığı ve Büyük Ortadoğu Projesinin bir parçası olduğunu söyleyen Tantan, “AKP belki de dua ediyordur. Bu paket kabul edilmesin ve 2007’deki gibi ‘Yapacaktım, yapıyordum ama engel oldular’ diyerek mağduru oynamak isteyeceğini ileri sürdü. Tantan, BOP’un yeni bir proje olmadığı ve Cebel-i Tarık’tan Hindistan’a kadar olan coğrafyada egemen güçlerin hâkimiyetini pekiştirecek alt yapı çalışması olduğunu söyleyerek Türkiye’de resmi ve sivil bürokrasinin BOP’u tam algılayamadığını ifade etti. Türkiye’nin bu hâkim güçlere uzun yıllar direndiğini ifade eden Tantan, Kıbrıs Harekâtı zamanında Johnson’un tehdidi ile iç ve dış güvenliğimizin ciddi tehlike altında olduğunun görüldüğünü anlattı. Tantan’a göre Türkiye’nin bu direncine karşı, egemen güçler, Türkiye’yi kullanmak isteyen güçler, kendilerine tabi olacak siyasi irade istediler. “Bugün bunu yaşıyoruz” diyor tecrübeli Devlet Adamı. Tantan, Türkiye’de geçmişte yaşanan sağ-sol, bugün yaşanan PKK, oluşturulmaya çalışılan Alevi-Sünni çatışması gibi kargaşa ortamı tek merkezden yönetilmekte ve malum güçlere hizmet etmekte olduğunu ifade etti. Ünlü İşadamlarından Feyyaz Berker’in bir mülakatta “Sağ-sol’u iyi anlayamamışız. 80’den sonra her iki taraftakileri kol kola gördük. Şimdi fark yok. Kaybeden hep biziz ve hep aynı merkez yönlendiriyor” dediğini anlattı. Tantan, 21.Yy.ın en büyük tehlikesinin Batının siyasi ve ekonomik çöküntüsü ile ABD’nin tam hâkimiyet sağlaması olduğunu iddia etti. Tantan İngiltere’nin bunu görerek Ortadoğu’ya yöneldiğini, oraya gelmeye çalıştığını Gazze’ye yapılan yardımda ekibin başında İngilizlerin olmasının manidar olduğunu söyledi. ABD ve AB’nin İsrail’i kendisinin tehdit etmediğini, bu iş için Türkiye’yi kullandığını söyleyen Tantan, Türkiye’deki siyasi iktidarın Arap dünyasından sempati kazanır gibi görünürken emperyalizme alet olduğunu ileri sürdü. Tantan emperyalist güçlerin her bakımdan zengin ama cahil ve yoksul bırakılmış, Türk kimliğinin yoğun olduğu büyük potansiyeli kullanmak için emperyalist güçlerin büyük savaş verdiğini ifade etti. Siyasi iktidarın, anayasayı Türkiye’de iyi yetişmiş kişilere hazırlattığını ama ABD’de takdim ettiğini ifade eden Tantan, Türkiye’de çok yetişmiş insan olmasına rağmen düşünce ve bilgilerini toplumla paylaşamadıklarını, TÜSİAD, MÜSİAD vb. sendika gibi baskı gruplarının hep sessiz kaldığını söyledi. Tantan, AKP’nin kendisini iktidara getiren güçler tarafından yoğun ilgi gördüğünü, ilk 7–8 ayda bocalamasına rağmen özelleştirme çerçevesinde kendi bürokrasisini oluşturduğunu ileri sürdü. AKP’nin Türkiye’deki etkin güç odaklarını, onların içindeki kirli ilişkisi olanlardan istifade ile yıktığını, buna kendisini iktidara taşıyan güçlerin yardımcı olduğunu, bürokrasi ve iş dünyasındaki herkesin arşivlendiğini ifade eden Tantan, Türkiye’de etkin güç olarak görülen ve yargılanamayan kurumlardaki kirliliğin ortaya çıkmaya başlamasını AKP’nin iyi kullandığını söyledi. Tantan, BOP çerçevesinde TSK, Yüksek Yargı ve Polis gibi kurumların dövdürüldüğünü, kurumların itibarının kalmadığını ve bugünlerde polisi yıpratmak için kamuoyuna “kötü polis” örnekleri verildiğini anlattı. Tantan, yabancı güçlerin taşeronu olan PKK’nın 8 yılda Kürt halkının lideri konumuna taşındığını söyledi. Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı da değerlendiren Tantan, Ahmet Türk gibilerinin PKK’yı kullanan güçlerin tutsağı olduklarını, PKK halk nazarında gerçek yüzü ortaya çıkıp itibar kaybettiği için halkın tahrik edilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Tantan Yargı’nın büyük hataya düştüğünü söyleyerek şöyle izah etti; Büyük hukukçularımızın uzun emekler sarf ederek hazırladığı 20 yıllık kanunların bir gecede değiştirilip hemen yürürlüğe konmasına ses çıkarmadıklarını, bu büyük ihanete sessiz kaldıkları halde şimdi müdahil olduklarını, HSYK’nın hâkim ve savcılar arasında rahatsızlık yaratan uygulamaları olduğunu anlattı. Adliyelerde, arşivlerde birikmiş dosyalara bakıldığında çöküşün görüleceğini söyleyen Tantan, temel kamu hizmetleri ve adli dosyaların gösterge olduğunu ifade etti. AKP’nin HSYK’nın yarattığı bu rahatsızlığı çok iyi kullandığını, yargının (idari, adli, askeri) tek elde toplanmasına ihtiyaç olduğunu savundu. Tantan, Seçim Kanunu’nun mutlaka değiştirilmesi gerektiğini, halkın iktidara taşınması için buna acilen ihtiyaç olduğunu vurguladı. Tantan’a göre bugün Yasama, Yürütme ve Yargı bir birine düşman. Nuriye Atabey, bugünkü seçim kanunu ile sadece muhtarları halkın seçebildiğini, milletvekili seçimlerinde vekil değil parti seçtiğimizi söyleyerek bir hatırlatma yaptı. Tantan AKP’nin kendine verilen görevi çok iyi yaptığını söyleyerek halkın bilinçlenmesi için bilge kişilerin bir araya gelmesi, toplantılar yapması gerektiğini savundu. Bunun üzerine Nuriye Atabey, bir teğmenin ifadesinden hareketle, 3 kişinin bir araya gelmekten korktuğunu ifade etti. Sadettin Tantan, Türkiye’nin çok büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğunu, Başbakan’ın Saddam gibi hareket ettiğini, bir şey yapamayacağını iddia etti. Suriye sınırının açılmasının biz bir şey kazandırmadığını ifade eden Tantan, oralara kültür ve ekonomiyle gidilmesi gerektiğini, Kırgızistan’daki isyandan Türkiye’nin sorumlu olduğunu ileri sürdü.
|